Diyarbakırlı Astronom’un vefatı

Abdülkadir Topkaç’ı ilk kez 140journos ‘un “Diyarbakır’da bir astronom” filmiyle tanıdım. İlkokul mezunu, fırıncılık yaparak geçimini sağlayan sekiz çocuk babası bu adam yıllarca gökyüzünü inceliyor. İncelemelerinin neticesinde ayın hareketinin sanıldığı gibi dairesel olmadığını keşfediyor. Tespitini Nasa’ya bildiriyor ve bu keşfi Nasa da onaylıyor.

Kendi sorularına kendi çabalarıyla cevap bulan Abdülkadir Bey astronoma ilgi duyduğu gibi tasavvufa da büyük ilgi duyuyor. Alemler arasi yaptığı yolculuklar ve ömür boyu kafasını meşgul eden sorular onu velilik mertebesine ulaştırmış sanki. Diyarbakır’daki operasyonlarda sahip olduğu tek teleskopu kırılınca yıllardır yaptığı gözlemlere bir son veriyor artık.

Astronomi ve tasavvufa duyduğu ilgi sonucu eşi tarafından terk edilmiş. Komşuları ona “deli” gözüyle bakmaya başlamış. Zaten bu konularla ilgilenen “normal” olabilir mi artık?

Diyarbakır tarihi astronomi tarihidir. O da tıpkı atalarından bir miras gibi gökyüzüne bakadurmuş yıllarca. Yerde bulamadığı huzuru bulmuştur kim bilir. Ve iki gün önce o çok merak ettiği alemlere yolculuk yapti Abdülkadir Bey. Allah gani gani rahmet eylesin…

Diyarbakırlı Astronom’un hayatı bize çok şey anlatıyor. Kendi elleriyle yaptığı kapısı, çizimleri, geriye kalan ve kimselerin anlamayacağı ölçümleri bu ülkede evren, sanat, bilim, tasavvuf gibi konuların hiç değer göremeyeceğini bir kez daha gösteriyor. Belki bilim açısından çok yeni şeyler söylemedi, belki tespitleri zaten bilinen seylerdi vs. Ama o kendi imkanlarıyla yıldızları izlemeye ve evreni anlamaya çabalayan “amatör” ruhlu biriydi. Elinden bir tutan olsaydı belki her şey daha farklı olurdu.

Gerçekten çok üzücü…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir